KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/2041 E., 2012/10736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
...
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 9/8/2007 tarihinde kayınbiraderi davalı ...'e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazı banka eksperlerince belirlenen değer üzerinden aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek bedeli arasında fahiş fark bulunduğu, davalı ...'in borçlunun kayınbiraderi olması nedeniyle borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu, davanın İİK 277 ve devamı maddelerindeki tüm unsurları taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 9/8/2007 tarihli tasarrufun davacının takip dosyasındaki alacağının tahsili amacıyla iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davanın kabul gerekçelerinden biri İİK 278/3-2. maddesindeki bedel farkı ise de anılan madde gereğince iptale karar verilebilmesi için anılan tasarrufun
../...
-2- 2012/2041 2012/10736
takip, haciz veya aciz tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde yapılmış olması ve taşınmazın tapudaki bedeliyle (taşınmazın haciz veya ipotekle satılması halinde tapu satış bedeline haciz veya ipotek bedeli de eklenmek suretiyle) bilirkişi tarafından belirlenen gerçek bedeli arasında en az bir misli farkın bulunması gereklidir.
Dosya kapsamından borçlu hakkındaki icra takibinin 25/9/2009 tarihinde; haczin ise 17/10/2009 tarihinde yapıldığı bu durumda 9/8/2007 tarihli tasarruf tarihi ile takip veya haciz tarihi arasında 2 yıllık süre şartının gerçekleşmediği,
taşınmazın tapudaki şatış bedelinin üzerindeki ipotekle birlikte 208.600,00 TL ,bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerin ise 114.475,00 TL olması nedeniyle de fahiş farkın gerçekleşmemesi nedeniyle dava konusu tasarrufun İİK 278/III-2 madde gereğince iptali mümkün değil ise de davalı ...'in borçlunun kayınbiraderi olması nedeniyle borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması ve dava konusu taşınmazın 09/08/2007 tarihinde satılmış olmasına rağmen 17/10/2009 tarihli haciz tutanağından taşınmazın halen borçlu ve boşandığı eşi (davalı ...'in ablası) tarafından kullanılması nedeniyle dava konusu tasarrufun İİK 280/1-2 maddeler
...
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/2041, K. 2012/10736, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama