KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/3840 E., 2013/3601 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin çocuğu olan küçük ...'a, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek davacılar için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminat ile 50,00'şer TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ceza dosyasında beraat kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davacının zararını ve sigortalının kusurunu ispat etmesi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, ceza dosyasında davalı sürücünün kusursuz olduğunun belirlenerek beraatine karar verilmiş olması ve kararın kesinleşmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 18.3.2013 gününde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı oy)
KARŞI OY
Dosya içeriğinden; 04.05.2010 günü saat 17.15 sıralarında meydana gelen küçük ...'ın ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meskün mahalde gerçekleştiği, yolun 8 metre genişliğinde tek yönlü asfalt kaplama cadde, vaktin gündüz, havanın bulutlu ve zeminin kuru, ... plakalı kamyonete ait 3 metre fren izinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ceza mahkemesindeki yargılamada davalı sürücünün olayda kusursuz olduğu gerekçesiyle beraetine karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Eldeki davada ise mahkemece kusur incelemesi yapılmaksızın kesinleşen ceza dosyasına göre davanın reddine karar verilmiştir.
Ceza dosyasından alınan, davalı sürücünün kusursuz olduğu mütalaa edilen tüm raporlardan olayın gelişim biçimi, çarpışma noktası ve olay yeri özellikleri gibi unsurlar arasında bir fark bulunmamaktadır.
Tüm raporlarda bilirkişilerin maddi olgu belirlemeleri aynıdır.
Ceza davasında beraet kararına esas alınan bilirkişi raporlarında olay ceza hukuku kuralları içerisinde, özellikle davalı sürücünün kural hatası yapıp yapmadığı noktasından hareketle kusur belirlemesi yapılmış, bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucunda davalı sürücünün ceza sorumluluğunu gerektirecek yoğunlukta bir kural hatası bulunmadığı sonucuna varılarak kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Oysa eldeki davada, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalının varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre belirlenmelidir.
Kural olarak maddi olgu belirlemesine dayanan beraet kararları hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır.
Ancak dava konusu olayda ceza davasındaki maddi olgu belirlemesinde bir değişiklik yapılmadan hukuk davasında kusur durumu hakkında farklı bir sonuca ulaşılması mümkündür. Bu nedenle ceza davasındaki kusur durumu eldeki dava için bağlayıcı özellikte değildir.
Hukuk hakimi ceza mahkemesinde kabul edilen maddi olguyu değiştirmeden kusur konusunda farklı bir sonuca ulaşabilir.
Karşı Oy ...
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/3840, K. 2013/3601, 18 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama