KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/4310 E., 2012/9605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/237 Talimat sayılı takip dosyasında 10.6.2010 tarihinde haczedilen malların müvekkiline ait olduğunu, haciz uygulanan deponun müvekkili tarafından dava dışı... isimli kişiden 1.5.2010 tarihinde kiralanarak kullanıldığını, mahcuzların yine dava dışı ... Ltd. Şti.den fatura ile satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, takibe konu borcun sanayi tipi temizlik makinaları satışından kaynaklandığını, mahcuzların bir kısmının müvekkili tarafından borçluya satılan mallar olduğunu borçlu hakkında bu takip dışında başka takiplerde yapıldığını, borçlunun mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/201 talimat sayılı dosyasında 28.4.2010 tarihinde yapılan hacizde istihkak iddiasında bulunan davacının daha sonra istihkak davası açmadığını, haczedilemeyen malların daha sonra dava konusu haczin yapıldığı depoya götürüldüğünün tesbit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davacı 3. kişi ile borçlu şirket adreslerinin aynı olduğu, aralarında fiili irtibat bulunduğu, diğer dosyalardan da alacaklı tarafından borçlu aleyhine takipler yapıldığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamışsa da haciz sırasında klasör içinde borçluya ait belgeler ele geçirilmiş, mahcuzların bir kısmının üzerinde borçlu şirketin ismi tesbit edilmiştir. Bu durumda, İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Karine aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davacının dayandığı adi nitelikli kira sözleşmesi borcun doğumundan sonraki tarihli olduğu gibi istenilen her kişi adına düzenlenebilen faturalar da borcun doğumundan sonraki tarihli olup ayırt edici özellikleri de yoktur. Kaldıki bu faturaları kesen dava dışı ... Ltd.Şti.nin davacı ile aynı adreste faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır. Soyut düzeyde kalan davacı tanıklarının beyanları da karine aksini ispata yeterli değildir.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/4310, K. 2012/9605, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama