KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/4647 E., 2012/8904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, 3.047,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait aracın kazaya karışmadığını davanın usul ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yargılama sırasında davalı tarafa ait 34 M 2852 plaka sayılı aracın (minibüs) dava konusu kazaya karışıp karışmadığının belirlenmesi yönünden mahkemece yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmış olmadığından, dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
Öte yandan, 28.12.2011 tarihli oturumda davacı tanığı sıfatıyla hazır edilen ve sigortalı aracın sürücüsü olan...'nin olayın tarafı olduğundan bahisle mahkemece tanık olarak dinlenmemiş olması adı geçen kişinin dosya kapsamı itibariyle olayın tek görgü tanığı durumunda bulunması ve mahkemenin görevinin maddi gerçekliğin ortaya çıkartılması olduğundan, usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; davacı tanığı olarak gösterilen sürücünün ve dosyada raporu bulunan bilirkişinin hazır bulunması sağlandıktan sonra, bilirkişi marifetiyle davalı aracı üzerinde keşif yapılarak, araç üzerindeki dava konusu kazaya dair iz ve emarelerin belirlenmeye çalışılması, tanığın beyanlarının tespit edilmesi, davalı aracı ile sigortalı aracın teknik özellikleri (yüksekliği vs. gibi) karşılaştırılarak davalı aracının dava konusu hasara sebebiyet verip veremeyeceğinin değerlendirilmesi, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınması,
ondan sonra tanık beyanı, mevcut karakol ifadesi, 15.6.2010 tarihli olay yeri tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/4647, K. 2012/8904, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama