KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/5393 E., 2013/3516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2013
- Mahkemesi
- Balıkesir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı ... vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’ye onun da davalı ...’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, takip dayanağı borcun 6111 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş hüküm davacı vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak da davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Kanun’un 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Maliye Hazinesi tarafından yapılan takip sonucu borçlu ile 6111 sayılı Kanun gereğince yapılandırma sözleşmesi imzalandığı ve ödemelerin devam ettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Ancak adı geçen Kanun uygulamasında, yapılandırmanın, davacı tarafça açılmış tasarrufun iptali davalarını durduracağı ya da ertelemesini sağlayacağı yolunda bir hüküm bulunmamaktadır.
Buna ilaveten 6111 sayılı Kanun’a dayalı olarak 14/03/2011 tarihinde çıkarılan 2011/1 nolu iç genelgede de 6111 sayılı Kanuna göre borçlarını ödemek üzere başvuruda bulunan mükelleflerin borçlarının, Kanun ile ödeme planına bağlandığından, haklarında bu borçlar nedeniyle cebren tahsil işlemleri yapılmayacağı, Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihinden önce uygulanmış hacizler ve bu hacizlere dayanılarak başlatılan satış işlemlerinin durdurulacağı diğer taraftan borçları, anılan Kanun gereğince taksitlendirilen mükelleflerin, Kanun hükümlerini ihlal etmeleri halinde ise durdurulan cebren tahsil işlemlerinin yeniden başlatılacağı belirtilmiştir.
Özetle, 6111 sayılı Kanun uygulaması gereği olarak borcun yeniden yapılandırılması işleminin, açılmış davaları durdurmayacağı ancak İdare’nin takdiri ile icra işlemlerinin yapılandırma sözleşmesi ihlal edilmediği sürece ertelenebileceği açıktır. Hal böyle olunca davaya devam edilerek hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile davanın konusuz kaldığından bahisle hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/5393, K. 2013/3516, 18 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama