KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/5901 E., 2012/9188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı, davalının sürücüsü olduğu aracın bir başka araca çarpması sonucu hasarlanmasına neden olduğunu, hasar bedeli olarak 4.234,00.-TL ödendiğini, davalının kazayı almış olduğu 2,31 promil alkolün etkisi ile yapmış olduğunu, ödenen bedelin davalıdan tahsili için davalıya karşı yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; alınan bilirkişi raporunda davalı ...'in almış olduğu alkolün etkisi ile kazaya sebebiyet verdiğinin belirlenmesi nedeni ile davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde, aracın malikinin ve sigortalının dava dışı ..., sürücünün ise davalı ... olduğu görülmüştür. 2918 Sayılı KTK.’nın 95/II. maddesi ve Poliçe Genel Şartlarının B.4/II. maddesinde “ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu
edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan âkidine karşı açabilecektir. Husumet kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Davalı ... sigorta ettiren olmadığına göre, sözleşmenin tarafı değildir. Bu durumda mahkemece, davalı sürücü hakkındaki davanın pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davalı aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/5901, K. 2012/9188, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama