KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/6382 E., 2013/4836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin yaralandığını ileri sürerek Kahan için 11.429,69 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 5.714,84 TL maddi ve 6.500,00 TL manevi, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... madddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... AŞ
Vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı ...'ın kaza sonrasında yaralandığı ileri sürülerek 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş, ıslah dilekçesi ile de davacının yaralanması nedeni ile tedavi gördüğünün sabit olduğu belirtilerek maddi tazminat istemi açıklanmıştır.
Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından ...'ın sürekli işgöremez durumda kalmadığı, sol radius kırığı nedeniyle ameliyat olduğu ve 50 gün içinde iyileşeceği belirtilmiştir. Bu durumda davacının yaralandığı ve tedavi gördüğü sabittir. Tedavi gideri, iyileşme için yapılması zorunlu giderler olup bu giderlerin tamamının belge ile kanıtlanması mümkün değildir.
O halde yaralanmanın niteliği bakımından konusunda uzman hekim bilirkişiden rapor alınmak sureti ile yapılması zorunlu tedavi giderleri konusunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tedavi giderine ilişkin maddi tazminata hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
3-BK.nun 47.maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önüne tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir.Manevi tazminat ile mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir.
Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmayı ve duyulan acının dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Dava konusu somut olayın özellikleri, özellikle tarafların kusur oranları değerlendirildiğinde takdir edilen manevi tazminat miktarı adalete uygun düşmemiştir.
Bu itibarla, daha uygun bir düzeyde bir tazminat miktarına hükmedilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/6382, K. 2013/4836, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama