KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/6657 E., 2013/4073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı ... vekili, davalı ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’ya satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve satışın mal kaçırma amacı ile yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK'nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına,
edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, satışın borçlu ...’ten olan alacağa mahsuben gerçekleştirildiği ve bu durumun İİK’nın 279/2 maddesinde iptal nedeni olarak öngörüldüğünün açık bulunmasına bunlara ilaveten davalı ...’nın, ticari ilişkisi bulunan ... ’in alacaklılarından mal kaçırmak
ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha fazladır. Bu durumda karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinde yazılı miktar esas alınması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK.nin 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/6657, K. 2013/4073, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama