KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/8047 E., 2013/5409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı ... şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan aracın, 13.09.2010 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkillerinin desteği ...’ın yaşamını yitirdiğini belirterek 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacı vekili tarafından 22.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi verilerek yargılama sırasında düzenlenen son bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat istemi artırılmış ve sonuçta; toplam 136.285,59 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı ... şirketi vekili ise, ölenin de kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; “…davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 122.823,21 TL, davacı ... için 5.246,34 TL, davacı ... için 8.216,04 TL olmak üzere toplam 136.285,59 TL destek tazminatının ihtarın 04.10.2010 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinden 8 iş günü sonrası olan 14.10.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine…” karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, hükmedilecek tazminata avans faizi uygulanması istenmiştir. Mahkemece, davacıların bu talebine rağmen yasal faize karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Meydana gelen riziko nedeniyle sigorta ettirenin zarar görenlere karşı hangi oranda faiz ödemesi gerekiyor ise, onun hukuksal sorumluluğunu KTK.’nun 91/1. ve 85/1. maddesi uyarınca üzerine alan trafik sigortacısının da aynı oranda faiz ödemesi gerekir.
Somut olayda, zarar veren araç ticari nitelikte kamyonet olduğundan, haksız eylemin de TTK.’nun 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımasına göre, davalı aleyhine hükmedilen tazminata avans faizi uygulanması gerekirken, 6100 sayılı HMK.’nun 26. maddesine (eski 1086 sayılı HUMK.'nun 74. maddesi) ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/8047, K. 2013/5409, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama