KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/10039 E., 2013/11147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Delil tespitine ilişkin istem neticesinde Karapınar Sulh Hukuk ve Karapınar Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, delil tespiti istemine ilişkindir.
Karapınar Sulh Hukuk Mahkemesince, istemin el atmanın önlenmesi,ecri misil ve tazminat istemine ilişkin olup değere bağlı dava mahiyetinde olması nedeniyle HMK'nun 2.maddesi göre görevin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesi ise,delil tespitine ilişkin istemin HMK'nun 382. maddesi gereğince çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı,aynı yasanın 383 .maddesi gereğince çekişmesiz yargı işlerinde Sulh hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu,aynı yasanın 401/1 maddesi gereğincede görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olarak düzenlenmesi karşısında karşı görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Kanunda çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu düzenlenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/1 maddesinde "Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır..." hükmü ile "ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete geçtiği haller ... " olmak üzere çekişmesiz yargının genel çerçevesi belirlenerek, mümkün olduğunca çekişmesiz yargı işleri sayılarak belirtilmiştir.
Ancak bu sayma sınırlı olmadığından yasa maddesinde sayılmayan fakat çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi olarak kabulü gerekir. Yani, 382. maddede sayılmamakla beraber çekişmesiz yargının ölçütlerinden birini veya birkaçını taşıyan bir iş de çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilmelidir.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkili ile davalının paydaş olduğu taşınmazı davalının tek başına kullanması nedeniyle anılan taşınmazdaki ekili ürünlerin ve değerinin ileride açacakları el atmanın önlenmesi,ecrimisil ve tazminat davalarına delil olmak üzere bilirkişi marifetiyle tespitini talep etmiştir.
Delil tespitine ilişkin taleplerin 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. maddesinde belirtilen çekişmesiz yargı işlerinden sayılmalıdır. Aynı yasanın 383. maddesinde, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir. Yine, HMK.'nun 401/1 maddesinde “Henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, delil tespitine ilişkin uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/10039, K. 2013/11147, 11 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama