KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/11164 E., 2013/13193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni ve sürücüsü olduğu iş makinesi ile tali yoldan ana yola çıktığı esnada davalının sevk ve idaresindeki aracın iş makinesinin sol arka kısmından çarptığını, olay nedeni ile davalının aracında meydana gelen hasar nedeniyle davacı hakkında Bayındır İcra Müdürlüğü'nün 2010/457 esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yaptığını, ancak müvekkilinin süresinde itiraz etmemesi sonucunda kazada kusuru bulunmamasına rağmen takibe konulan miktarı ödemek zorunda kaldığını belirterek, adı geçen icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin olay anında alkollü olmasının kazanın oluşumuna etki etmediğini, bu sebeple davacının tamamen kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalının ise %80 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, takibe konulu alacak miktarının 4.930,16 TL'lık bölümü nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece kazaya karışan araç sürücülerinin kusurunu belirlemek için trafik polisi bilirkişiden rapor alınmış, raporda hakkında açılan ceza davası neticesinde verilen karara atfen davalının aşırı derecede alkollü olduğu ve aracın hızını hava, yol ve diğer şartlara uydurmadığı gerekçesiyle kusurlu olduğu bildirilmiş ise de, davalının olay esnasındaki alkol seviyesi tespit edilememesine rağmen, olayın meydana gelişinde tarafların aldığı tedbirler ve kazanın oluş şekli ve alkolün olaya etkisinin tartışılmadan, salt alkollü vaziyette araç kullandığı gerekçesiyle davalıya %80 oranında kusur izafe edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan 24.03.2009 kaza tespit tutanağında, davacı iş makinesi sürücüsünün kavşaklarda geçiş üstünlüğü kuralını ihlal etmek suretiyle asli kusurlu olduğu, davalının ise hızını aracın yük ve teknik özellikleri ile hava ve yol şartlarına uydurmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiş, ancak bilirkişi raporunda bu husus değerlendirilmemiş, kusur durumundaki çelişki giderilmemiştir.
Yine, davalı hakkında Bayındır Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/417 Esas sayılı dosyasında görülen dava dosyasında davalının aracı idare edemeyecek derecede alkollü olduğu belirtilmiş ise de, adı geçen dosyada davalı hakkında düzenlenen herhangi bir kusur raporu bulunmadığı gibi, Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, gerek ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve gerekse delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değildir.
Bu nedenle, yukarıda yapılan açıklamalar, taraf vekillerinin itirazları, trafik kazası tutanağındaki bulgular, olay yerine ilişkin bulgular, tanık beyanları ve dosya kapsamındaki tüm kanıtlar dikkate alınarak, Bayındır Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/417 Esas sayılı dosyasının da nazara alınmasıyla, Teknik Üniversite veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi “kurulundan” kusur dağılımı yönünden yeni bir bilirkişi raporu alınarak, kusur oranının yeniden tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/11164, K. 2013/13193, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama