KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/14352 E., 2015/418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının sürücüsü ve maliki olduğu aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, tedavi gördüğü hastane tarafından müvekkiline 5 gün süreyle iş göremezlik raporu verildiğini ileri sürerek, ıslahla birlikte 7.400,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın, 13.04.2010 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, olayda kusurunun olmadığını, davacıya elden 1.000,00 TL ve havale ile 1.700,00 TL havale yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminat miktarına göre, temyize konu karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin maddi tazminat kararı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, manevi tazminatın takdirinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/14352, K. 2015/418, 15 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama