KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/15737 E., 2015/580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ...
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 20.01.2015 Salı günü davacı ... AŞ vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle;davanın İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, tasarrufun iptali davalarında borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlendiği, ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarrufların sınırlı olarak sayılmadığı,
Kanunun iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bıraktığı (İİK.md.281),bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebileceği (....25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı), somut olayda davalılar arasında yapılan satışta diğer iptal koşullarının bulunmadığı belirlenmiş ise de Mahkemece, İİK’nın 280. maddesinde ifade edilen malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun,
alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edileceği hususu için yeterince araştırılma yapılmadığı,hal böyle olunca davalı ...’in davalı taşınmazların çevresinde taşınmazlarının bulunması ve davalı taşınmazları da kendi işlerini genişletmek maksadı ile satın aldığını belirtmesi karşısında borçlunun alacaklıya zarar verme kastını ya da alacaklısından mal kaçırma kastını bilen veya bilebilecek durumda olan kişilerden olup olmadığı yolunda gerekli delilleri
toplayarak sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, tanık beyanları, toplanan deliller ve bozma ilamı gereğince davacı tarafından davalı ...'in kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/15737, K. 2015/580, 20 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama