KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/16145 E., 2013/15961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, tek taraflı kaza sonucu hasarlanarak pert olduğunu, davalı ... şirketinin sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu ileri sürerek hasar bedelini ödemediğini, bu nedenle aracın kasko bedeli 125.000,00 TL ve işlemiş faizi için davalıya yönelik icra yaptıklarını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ticari araç sürücülerinin az miktarda da olsa alkollü şekilde araç kullanamayacaklarını, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 110.000,00 TL asıl alacak ve 6.823,05 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağın %40 oranına tekabül eden 44.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/16145, K. 2013/15961, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama