KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/19555 E., 2015/4479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu araca çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kafatasında ve kaburga kemiklerinde kırıklar oluştuğunu, yüzünde sabit iz kaldığını ileri sürerek, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kusurlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın, 16.03.2009 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı için takdir edilen manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/19555, K. 2015/4479, 19 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama