KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/19675 E., 2014/14367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Davacılar
- ...... Alışveriş Ltd.Şti İflas İdaresi Adına Yetkilisi ...
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
2-... ... Alışveriş Ltd.Şti. İflas İdaresi Adına Yetkili ... MÜDAHİL : ...
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı müflis şirket iflas idaresi temsilcileri vekilleri, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, şirketin iflasından önce açılan davada müvekkiline ait işyerinde 12 ve 27 Mayıs 1998 tarihli seylaplarda su basması nedeniyle 861.273,36 TL emtia ve 47.771,35 TL demirbaş zararı oluştuğunu, davalının 60.000 TL avans ödeme yaptığını, bakiye 801.273,36 TL emtia hasarının tahsili için başlatılan ... takibinin davalının itirazı ile durduğunu, müvekkilinin müzayaka halinden yararlanılarak davalı tarafından (avans dahil olmak üzere) taksitler halinde toplam 230.000,00 TL ödeme yapılıp 25.08.1998 tarihli ibraname imzalatıldığını ileri sürerek,
gabin nedeniyle ibranamenin iptalini ve takibe konu bakiye 631.273,36 TL alacağa yapılan itirazın iptalini, %40 ... inkar tazminatının tahsilini, 47.771,45 TL demirbaş hasarının olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... poliçesi kapsamında zararın tazmin edildiğini ve davacının ibraname imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve mahallinde yapılan keşif sonrası sunulan 13.09.2005 tarihli bilirkişi heyeti raporu benimsenerek, davacının gerçek zararının 308.817,85 TL olduğu, davalının yaptığı ödemeler düşüldüğünde 78.817,85 TL bakiye zarar bulunduğu, bu zararın 53.146,66 TL kısmının ... takibine konu alacağa, bakiye 25.671,19 TL kısmının da alacak davasına ilişkin olduğu,
davacının müzayaka halinde bulunup bilahare iflas ettiği, gerçek zarar 308.817,85 TL olduğu halde davalının yaptığı 230.000,00 TL ödeme dikkate alındığında yapılan ödeme ile gerçek zarar arasında bir nispetsizlik olduğundan gabin koşullarının gerçekleştiği, ibranamenin hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle ... takip dosyasında borcun 53.146,66 TL kısmına yapılan itirazın iptaline, takibin bu kısım bakımından takip talebindeki koşullarla devamına, ... inkar tazminatı talebinin reddine, 25.671,19 TL demirbaş hasarı talebinin 30.07.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
munzam zarara ilişkin talebinin davanın geri alınması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı müflis şirket iflas idaresi temsilcileri vekilleri, davalı vekili ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı müflis şirket iflas idaresi temsilcileri vekilleri ve müdahil ... vekilinin tüm, davalı ... ... A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2)Dava, işyeri ... poliçesinden kaynaklanan bir kısım tazminatın tahsiline yönelik başlatılan ... takibine vaki itirazın iptali ve alacak istemlerine ilişkindir.
HUMK'nun 74. (HMK'nun 26) maddesi uyarınca, hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar verilemez. Davacı vekili, alacak davasına konu miktara reeskont faizi işletilmesini istemiş, itirazın iptalini istediği ... 17. ... Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında 03.09.1998 tarihli takip talebinde tazminatın %80 reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Bu halde, itirazın iptaline karar verilen kısım yönünden takibin %80 oranı aşmayacak şekilde değişen oranlardaki reeskont faiziyle birlikte devamına karar vermek gerekirken, mahkemece, takip talebindeki koşullarla devamına karar verilmesi ve alacak davasında kabul edilen kısma uygulanacak reeskont faizinin değişen oranlarda uygulanması gerektiği hususunun belirtilmemesi doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/19675, K. 2014/14367, 27 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama