KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/21100 E., 2015/5493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
si Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiş, davalı ... ve .. vekillerince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 07.04.2015 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av..., davalı .. vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Leyla vekili, davalı borçlu Sakıp aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı müteveffa Gülay’a onun da davalı Ümmü’ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ..vekili, davalı Ümmü vekili ve ölen .. varisi olan Bülbül vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ..vekili, davalı ..vekili ve ölen .. varisi ..vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine
açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Somut olayda taşınmazı borçludan satın alan ..in ölümü üzerine mirasçısı olarak davayı .. takip etmiştir. Ancak dosya içindeki veraset belgesinden başka yeni bir veraset ilamının da dosyaya sunulduğu anlaşıldığından mahkemece davalı 3. kişi ..’ın gerçek mirasçılarının yöntemince belirlenip kesinleştirilmesi sağlanarak sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/21100, K. 2015/5493, 7 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama