KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/21412 E., 2014/13008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava ile, davalı tarafa kasko sigortalı araç üzerinde davacının rehin hakkı sahibi olmasına rağmen davalının hasar bedelini dava dışı sigortalıya ödediğini belirterek 24.963 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; asıl ve birleştirilen dava yönünden kısmen kabulü ile 19.000 TL'nin ödeme tarihi 18.9.2008 tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden ve rehin hakkından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava 19.000 TL yönünden kabul edilmiş, 5.963 TL yönünden ise reddedilmiştir.
Reddedilen kısım yönünden davalı lehine nisbi 715,56 TL yerine maktu 1.320 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/21412, K. 2014/13008, 30 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama