KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/2663 E., 2013/8245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte, Niğde 1.İcra Müdürlüğünün 2009/63 Tal. sayılı dosyası üzerinden 13.8.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminde, müvekkilince borçluya kiraya verilmiş olan iki adet menkulün de haczedildiğini ileri sürerek, satışın durdurulmasına, satış halinde bedelin alacaklıya ödenmemesine, haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi ile tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği işyeri adresinde yapıldığı, davacı tarafça sunulan belgelerin her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine ve % 40 inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, 3.kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davalarında hükmedilecek tazminatın matrahını belirlerken takip konusu alacak tutarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değerin esas alınması gerekirken, matrah belirlemeden tazminata hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, İİK'nin 97/13. maddesi uyarınca hükmedilen tazminatın “inkar tazminatı” olarak nitelendirilmesi ve kısa kararda hükmedilen bu tazminatın “vekile ödenmesi” şeklinde hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle, HUMK.nin 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/2663, K. 2013/8245, 3 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama