KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/5008 E., 2014/13311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- DAVACI(alacaklı)
- ...
- DAVALI(borçlu)
- 1-...
- 3.kişi)
- 2-...
- D.davalı
- ...
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu hakkında ... 13.... Müdürlüğünün 2009/6082 sayılı dosyasından takip başlattıklarını, borçlunun adına kayıtlı taşınmazların takipleri sonuçsuz bırakmak için davalı ...'a devrettiğini belirterek borçlu ve 3.kişi arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, taşınmazların üzerindeki takyidatlarla birlikte satıldığını, bunlar dikkate alındığında raiç bedel üzerinden satışların yapıldığı ve üçüncü kişilerle bir akrabalıklarının olmadığını belirtmiştir.
Dahili davalı ..., dava konusu taşınmazı icradan satın aldığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., taşınmazı satın aldıktan sanra borçlunun borçlarını ödediğini, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu 866 palseli icradan satın alan davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer taşınmazların borçlu tarafından uzaktan akrabası olan davaı ...'a düşük bedel ile sattığı, satışının muvazalı olduğunun anlaşıldığından bahisle, bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, BK'nun 18(19).maddesine dayalı olarak açılan danışklığa dayalı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK'nun 283/1.fıkrasına göre,iptal davası sabit olduğu takdirde davaya konu olan mal üzerinde cebri ... yolu ile hakkını alma yetkisini elde eder ve dava konusu taşınmaz ise, davalı 3.kişi adına olan kaydın düzeltilmesine gerek o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilr. Anılan bu hüküm BK'nun 19 (18) maddesine göre açılan davalarda da kıyasen uygulanmakta olup, alacaklıya alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde satış isteme yetkisi karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde borçlu adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/5008, K. 2014/13311, 14 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama