KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/5565 E., 2013/9414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ... şirketine kaskolu müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, kasko poliçesinin davalı ... tarafından ... Sigorta Aracılık Hizm. Ltd.Şti adına düzenlendiğini ve prim peşinatının aynı gün ve bakiye prim taksitlerinin zamanında ...'a ödendiğini, müvekkilinin aracının dava dışı Hyundai Yalçınlar firmasında tamir edidiğini, ihtara rağmen davalı ... şirketinin tamir bedelini ödemediğini, müvekkilinin aleyhinde yapılan icra takibi nedeniyle ilgili firmaya toplam 12.500 TL ödemede bulunduğunu belirterek bu meblağın dava tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, hasar tarihinde poliçe prim peşinatının ödenmediğini, sorumluluklarının başlamadığını, müvekkilinin poliçe tanzimi ve prim tahsiline yetkili acentesinin davalı ... Sigorta A.Ş Hizm. Ltd.Şti olduğunu, prim ödemesi yapıldığı iddia edilen davalı ...'ın yetkili acente olmadığından onun tarafından yapılan tahsilat tarihinin müvekkilini bağlamadığını, hasar miktarının tesbiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., aracı kurum olarak ... Sigorta Aracılık Hizm. Ltd.Şti adına sigorta poliçesi yaptığını, tahsilat karşılığı kesilen makbuzu müşteriye verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 12.397 TL.nın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin tüm davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından davalı ... ile acente ve tali acente aleyhlerine açılan alacak istemine ilişkindir.
Bir sigorta aracısı olan acente TTK.nin 116/1 maddesinde " Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tabi bir sıfatı olmaksızın bir mukaveleye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimselere acente denir." şeklinde tanımlanmıştır. ...nin 9 ve Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin (SAY) 4.maddelerinde ise acente "Her ne ad altında olursa olsun sigorta şirketine tabi sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimi surette Türkiye'deki sigorta şirketlerinin
sigorta sözleşmelerine aracılık eden veya bunları sigorta şirketi adına yapan gerçek veya tüzel kişilerdir." Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinde acente kavramı adı altında "Tali Acenta" kavramınada yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre tali acenta sigorta acentelerinin acentelik faaliyetleri ile ilgili olarak tayin ettikleri gerçek veya tüzel kişi acenteleri olarak tanımlanmıştır. Sigorta sözleşmeleri yapma ve prim tahsil etme yetkileri sigorta şirketine aittir.
Bu yetkiler sözleşme ile acentelere devredilebilir. TTK.nin 119.maddesine göre acente aracılıkta bulunduğu işlemleri müvekkili namına yaptığından doğrudan sorumluluğu bulunmamaktadır. Acente sigorta ilişkisinde asıl sigorta şirketine izafeten işlemler yapmaktadır. TTK.nin 119/2 maddesine göre acenteye karşı ancak müvekkiline izafeten dava açılabilir. Asıl sigorta şirketinin taraf olduğu davada temsilciye husumet yöneltilemez.
Acenteler imzaladıkları ya da aracılık yaptıkları sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil ve fakat acentesi bulundukları kişi adına düzenlerler. Dolayısıyla kural olarak bu sözleşmelerden dolayı kendi sorumluluklarının olmayacağı kuşkusuzdur. TTK.nin 1296 maddesi hükmüne göre sigorta primi sigortacı şirkete veya onun yetkili acentesine ödenmelidir. Acentenin sigorta şirketi adına tahsil ettiği primleri sigorta şirketine iletmemesi sigortalı aleyhine bir sonuç yaratmaz.
Bu durum sigorta şirketi ile acentesi arasındaki iç ilişkidir. Sigortalıya karşı ileri sürülemez.
Sigorta hukukunda kural olarak sigorta sözleşmesinin meydana gelmiş olması sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için TTK.nin 1282 ve 1295 maddeleri hükmünce rizikodan önce primin tamamının veya ilk taksidinin ödenmiş olması zorunludur.
Somut olayda; davalı ... Sigorta Aracılık Hizm. Ltd.Şti diğer davalı ... şirketinin yetkili acentesi, davalı ...'da tali acentedir. Davalı ...'ın olay tarihinde tali acente olduğu zabıta araştırması ile de doğrulanmıştır.
Davacı ile davalı ... (tali acente) arasında 1.9.2006/1.9.2007 tarihli kasko sigorta poliçesi 1.9.2006 tarihinde saat 12.00 de düzenlenmiş, poliçede toplam 1.834,82 TL sigorta priminin 459,82 TL.sının 1.9.2006 tarihinde peşin kalan 1.375 TL.nin 275 TL.lık taksitler halinde 2.10.2006 ila, 1.2.2007 tarihleri arasında ödeneceği kararlaştırılmıştır.
459,82 TL prim peşinatı, 1.9.2006 tarihinde davacı tarafından davalı ...'a ödenmiş, bakiye 275 TL.lık taksitlerde aynı şekilde süresinde davalı tali acenteye ödenmiş bu ödemelere ilişkin tahsilat makbuzları dosyaya ibraz edilmiştir. Davalı ... duruşmadaki beyanında aracı kurum olduğunu, sigorta işlemini diğer davalı ... Sigorta Aracılık Hizm. Ltd.Şti adına yaptığını, tahsilat karşılığı kesilen makbuzları da müşteriye (sigortalı) verdiğini ifade etmiştir.
Poliçenin düzenlendiği 1.9.2006 günü saat 18.30 da, dava dışı 3. kişiye ait bir başka araç geri manevra sırasında seyir halinde olan davacıya ait araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet vermiştir. Kazaya ilişkin Jandarma görevlilerince düzenlenen tutanak ve kroki mevcuttur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin poliçe tanzimine ve prim tahsiline yetkili acentesinin davalı ... Ltd. Şti olduğunu, ......'ın yetkili acente olmadığını, onun tarafından yapılan prim tahsilatının müvekkilini bağlamadığını, primin 29.9.2007 tarihinde rizikodan sonra acente kaydına geçtiğini (ödendiğini) hasarın teminat kapsamında olmadığını savunmuştur.
Bu durumda mahkemece 1.9.2006 tarihinde saat 12.000 'de kasko poliçesinin düzenlendiği poliçeyi yapan tali acentenin aynı gün prim peşinatını tahsil ettiği, kalan prim taksitlerinin de sürelerinde davacı tarafça tali acenteye ödendiği, ödemeleri gösteren makbuzların bulunduğu, rizikonun prim tahsilatından sonra 1.9.2006 tarihinde saat 18.30'da meydana geldiği, acente tarafından tahsil edilen primlerin sigorta şirketine geç iletilmesinin davalı ... ile acente arasındaki iç ilişki olduğu, sigortalıya karşı ileri sürülemeyeceği, davalı sigortacının sorumluluğunun başladığı, meydana gelen zarardan sorumlu olduğu,
ancak tali acente ...'ın poliçeyi kendi nam ve hesabına değil, davalı ... Sigorta A.Ş adına düzenlediği, bu nedenle davalı acentenin TTK.nin 119.maddesi gereğince zarardan doğrudan sorumluluğunun bulunmadığı, acente hakkında davalı ... şirketine izafeten dava açılmadığı, ...
Sigorta A.Ş.nin taraf olduğu davada temsilci konumundaki tali acenteye (...'a) husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi bu davalı yönünden de kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/5565, K. 2013/9414, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama