KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/5796 E., 2014/7594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/01/2013
- Numarası
- 2011/210-2013/23
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar E.. M.. ve M.. Y.. vekilince istenilmiş, davalı E.. M.. vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.5.2014 Salı günü davacı Ö.. T.. vekili Av. ......, davalı E.. M.. vekili Av. Ş.. M.. ile davalı M.. Y.. vekili Av. ..... geldi. Diğer davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraflara ait araç sürücülerinin kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp fazlaya dair haklarını saklı tutarak 52.189,17 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 52.189,17 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketleri limit dahilinde ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak) tahsiline, 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Mehmet ve EGO'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı E.. M.. ile davalı Mehmet vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı E.. M.. ve davalı Mehmet vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketleri dava açılmadan önce davacıya kısmi ödeme yapmıştır. KTK'nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.
Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Bu düzenlemeye göre açılan dava süresinde olup, mahkemece yapılacak iş, ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir.
Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalılar tarafından yapılan ödemelere hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile ödeme miktarının aynen mahsubu sonucunda bulunan tazminat tutarına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
2-Kabule göre de, Sosyal güvenlik kurumundan dava konusu trafik kazası nedeni ile davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise rücua tabi olup olmadığı araştırılıp tartışılmadan karar verilmesi de isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/5796, K. 2014/7594, 13 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama