KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/6522 E., 2014/5729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/11/2012
- Numarası
- 2011/27-2012/473
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Ümmügülsüm ve A.. Y.. vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu/kardeşi olan yolcu M.. G..'ün, davalı Ayşe’nin maliki, reşit olmayan davalı Mehmet’in sürücüsü olduğu aracın 24/09/2012 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada vefat ettiğini ileri sürerek şimdilik toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, davacılar anne Zeynep için 40.000 TL, baba Musa için 40.000 TL, kardeş Medine için 20.000 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı A,Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, hatır taşıması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, maddi tazminata yönelik talebin feragat nedeniyle reddine, davacılar anne Zeynep için 10.000,00 TL, baba Musa için 10.000 TL, kardeş Medine için 2.500 TL manevi tazminatın davalılar A.. Y.. ve davalı M. Y.'a velayeten Ü. Y.'dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Ü. ve A.. Y.. vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar Ü. Y. ve A.. Y.. vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu murisin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. Maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması, vefat edenin yaşı ve diğer hususlar gözetildiğinde takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmüş ve davacılar için hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3) Mahkemece, dava dilekçesinde tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edildiği ve kısa kararda da hükmolunan manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği halde, gerekçeli kararda hükmolunan manevi tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi hususunun sehven yazılmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/6522, K. 2014/5729, 14 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama