KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/6752 E., 2014/6239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Kalecik Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31/01/2013
- Numarası
- 2009/130-2013/10
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı N.. K.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu davalılardan O.. K..'ye ait araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, tedavinin devam ettiğini, maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, daimi sakatlık (iş göremezlik) olarak 500,00 TL., 100,00 TL tedavi gideri, 9.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 35.067,00 TL olarak artırdıklarını belirtmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalılardan O.. K.. ve İ.. A.. açısından davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 3.777,00 TL geçici iş göremezlik, 31.290,00 TL daimi iş göremezlik, 2.000,00 TL manevi tazminata ve tedavi giderlerine ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılardan N.. K.. tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan N.. K.. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, 17.08.2007 tarihinde meydana gelen olayda davacı için takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-)Dosyada yapılan tebligat masrafı, avukatlık ücreti ve yapılmışsa bilirkişi incelemesi ile keşifle ilgili masraflar yargılama giderlerinden sayıldığından, dava sonuçlandığında haklılık durumuna göre taraflara yükletilir (HUMK madde 113 ve 417) bu durumda mahkemece maluliyet oranın tespiti için alınan Adli Tıp Kurumu raporunu temin etmek için yapılan yol masraflarının da yargılama gideri olarak kabul edilmesi gerekirken bu hususun göz önünde bulundurulmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/6752, K. 2014/6239, 21 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama