KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/6891 E., 2014/8848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/12/2012
- Numarası
- 2010/748-2012/719
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 03.06.2014 Salı günü davacı F.. Y.. vekili Av. M.. E.. geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı Fahrettin vekili, davalı borçlu Sadettin aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu alacağını diğer davalılara temlik etmesine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, aciz belgesinin sunulmadığı, dava tarihi itibariyle aciz halinin olmadığı ve borçlu taşınmazlarının da belirlenen kıymetlerinden yüksek satılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda yargılama sırasında davacı tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Mahkemece, borçluya ait bir kısım taşınır malların bulunduğu ve davadan önce aciz halinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de karar sonrası anılan işlemlerin tamamlandığı ve kesin aciz belgesinin de dosyaya ibraz edildiği ve böylece dava şartının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca hasıl olan yeni duruma göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir.
Kabule göre de dava şartı yokluğundan red halinde vekalet ücretinin maktu olarak tayini yerine nisbi olarak belirlenmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/6891, K. 2014/8848, 3 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama