KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/7414 E., 2014/7399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/11/2012
- Numarası
- 2009/236-2012/689
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalı Y.. I.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda davacıların desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek toplam 16.835,01 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı S.. U.. aleyhine açılan davanın davalının kusursuz olduğu gerekçesi ile reddine, davanın kısmen kabulü ile toplam 16.835,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan ve toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı Y.. I..'tan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Y.. I.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 818 sayılı B.K'nin 53. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranları ile bağlı değildir. Ancak ceza yargılaması sonucunda belirlenen maddi olgu hukuk mahkemesi için de bağlayıcıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacıların desteği kaza sonrasında yaralanmış, tedavi görmüş ve daha sonra hayatını kaybetmiştir.
Davalı tarafından ölüm ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı savunulmuş olup, ceza mahkemesince illiyet bağı olduğuna ilişkin karar henüz kesinleşmediği için illiyet bağı konusunda maddi olgu da kesinleşmemiştir.
Ayrıca desteğin yaralanmasında kazaya neden olduğu iddia edilen bu davada davalı olan iki araç sürücüsü de ceza yargılamasında sanık olduğundan hem illiyet bağı hem sorumlulukları ve kusur oranları yönünden kaza ceza mahkemesi sonucu beklenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı Y.. I.. vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/7414, K. 2014/7399, 9 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama