KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/7656 E., 2013/10498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, iptali istenen tasarrufun, davalı ...’nin sahip olduğu taşınmazını davalı oğluna onun tarafından da borçlunun yeğeni ...’e satışı işlemi olduğu, takip konusu vergi borcunun dava dışı şirkete ait olup davalı ...’nin bu şirketin ortağı olduğu, 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları, Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükmüne yer verildiği ancak davalı ... aleyhine yapılmış bir takip olmadığı bu nedenle dava şartı olan bu husus üzerinde durulması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda takibin dava açıldıktan sonra yapılmış olduğu gereğince davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davasının şartlarından birisi de kesinleşmiş bir alacağın bulunması olmakla birlikte icra takibinin dava açıldıktan sonra yapılmış ve kesinleşmiş olması dahi mümkün olduğundan (Yargıtay HGK 28/03/2012 tarih ve 2012/17-25 Esas ve 2012/241 Karar sayılı ilamı) davanın diğer şartlarının mevcut olup olmadığı ve borçlunun yaptığı tasarruflar için 6183 s.K’nin 24 vd. maddelerine göre iptal
şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/7656, K. 2013/10498, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama