KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/8007 E., 2014/16833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/03/2013
- Numarası
- 2011/834-2013/178
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı R.. K.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu T.. K.. aleyhine icra takibi yaptıklarını borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun dava konusu taşınmazını davalı kardeşi Ramazan'a onunda diğer davalı M.. Ş..'e sattığını, bu satışlara ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ramazan vekili, borçlunun kardeşi olduğunu, babalarının sağlığında taşınmazı borçluya verdiğini ancak gerçek bir devir olmadığını daha sonra üzerine aldığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borcun doğumundan sonra yakın akrabalar arasında devrin bağışlama niteliğine olduğu, 4.kişi satış ile dava bedele dönüştüğünden bahisle davanın kabulü ile senet bedeli 25.000 TL'nin davalı Ramazan'dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Ramazan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması gerekir. Somut olayda, alacaklı borçlu hakkında 17.11.2011 tarihli ihtiyati haciz kararı ile takibe başlamış ancak İİK'nun 265-265 maddeleri gereğince takibe geçmemiş ihtiyati haciz kararı hükümsüz hale gelmiş ve takip geçirsiz hale gelmiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/8007, K. 2014/16833, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama