İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/9435 K.2013/10567

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/9435Karar2013/10567Tarih2 Temmuz 2013Okuma3 dk · 695 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2013/9435 E., 2013/10567 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Temmuz 2013
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

695 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin sigorta ettiren olarak annesine ait olan ... plakalı aracı 04.05.2004-04.05.2005 tarihlerini kapsayacak şekilde davalı Garanti Sigorta (yeni unvanı Eureko Sigorta) nezdinde kasko sigortası ile sigortalattığını, poliçe bedelinin müvekkilinin hesabından taksitler halinde otomatik olarak çekildiğini,

sigorta süresinin bitiminden itibaren annesinin aracı başka sigorta şirketleri nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalattığı halde davalının müvekkilinin bilgisi olmaksızın 04.05.2005 sonrası dönemler için de sigorta poliçeleri düzenleyerek 04.09.2007 tarihine kadar toplam 3.436,23 TL’nin müvekkilinin hesabından otomatik olarak sigorta primi çekmiş olduğunu, durumu fark eden müvekkilinin görüşmeleri sonucunda 27.09.2007 tarihinde 546,90 TL’nin hesabına iade edildiğini, 2005 yılından sonra davalı tarafından düzenlenen sigorta sözleşmelerinden haberdar olmadıklarını, poliçelerinin de kendilerine gönderilmediğini ileri sürerek,

bakiye 2.889,33 TL’nin ticari temerrüt (reeskont) faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, TTK’nun 1268. maddesine göre iki yıllık zamanaşımı süresinden sonra dava açıldığını, davacının 2005 yılından 2007 yılına kadar her ay hesabından para çekildiğini fark etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki bu süre içinde aracın müvekkili şirket nezdinde de sigorta teminatında kaldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hareketli olan hesabından çekilen meblağdan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan prim alacağına ilişkindir. TTK’nin 1263.maddesine göre sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sözleşme yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesinin kurulacağı kuşkusuzdur. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem taşır ve 6100 Sayılı HMK’nın 200.(mülga 1086 Sayılı HUMK 288 md.) maddesinde düzenlenmiş şekilde ispati gerekir.

Sigortacının TTK 1265 ve 1267 maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK 1265, 1267 ve 1295/1.maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgâhına götürülerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almakla yükümlü olduğu görülecektir.

5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun 11/3.maddesinde “ sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından gerek sözleşmenin kurulması, gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehtar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususların yönetmelikte düzenleneceği” öngörülmüş,

anılan yasa hükmüne dayanılarak Hazine Müsteşarlığınca çıkarılan ve 28.10.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Sigorta Sözleşmesinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin 5.maddesinde “Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünün sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirileceği, bilgilendirmenin yazılı yapılmasının esas olduğu, sigortacının asgari bilgilendirmenin yapıldığını ispatla yükümlü bulunduğu,

bilgilendirme yükümlülüğünün sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlayacağı ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde de devam edeceği, sigortacının dürüstlük ilkeleri çerçevesinde davranmak, sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hal ve davranıştan kaçınmak zorunda bulunduğu” Yönetmeliğin 7.maddesinde “bilgilendirme yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmemiş, bilgilendirme formu gereği gibi teslim edilmemiş veya bilgiler gerçeğe aykırı düzenlenmiş ise bu hallerden herhangi birinin sigorta ettirenin kararına etkili

Olmuş ise sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini feshedebileceği veya uğradığı zararının tazminini de talep edebileceği” Yönetmeliğin 8.maddesinde, “bilgilendirme formu içeriğinden akdedilecek sözleşmeye ilişkin genel uyarılar, sözleşme ile verilen teminatlar, sözleşmeye eklenebilecek özel hükümler… vs bulunacağı” yönetmeliğin 9.maddesinde “bilgilendirme formunun en az 2 nüsha düzenlenerek sigortacı tarafından kaşelenip imzalandıktan sonra 1 nüshasının sözleşmeye taraf olmak isteyen kişiye imza karşılığı verileceği, imzanın sigorta ettirenin sigorta sözleşmesi ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu hususunda aksi ispat edilebilir karine teşkil edebileceği” öngörülmüştür.

Somut olayda, sigorta ettiren sıfatındaki davacı ile davalı ... şirketi arasında 04.05.2004-04.05.2005 tarihlerini kapsayan kasko sigorta poliçesi sözleşmesinin karşılıklı irade açıklamalarıyla düzenlendiği hususunda bir uyuşmazlık yoktur.

Ancak, davacı anılan poliçenin vadesinin dolması üzerine düzenlenen takip eden yıllara ait poliçelerden haberdar olmadığını, poliçelerin düzenlenmesi için davalıya talimatı olmadığını ileri sürerek, banka hesabından çekildiğini henüz öğrendiği primlerin iadesini istemiştir.

Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davalı ... şirketinin, uyuşmazlık konusu 04.05.2005 tarihinden sonra düzenlenen sigorta poliçelerinde Sigorta Sözleşmesinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre bilgilendirme yükümlülüğüne uyup uymadığına dair delillerini sunması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeye dayanılarak davanın reddi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/9435, K. 2013/10567, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9435
Karar No
2013/10567
Tarih
2 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/9436 K.2013/14189
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/9436 K.2013/12674
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/9438 K.2013/11097
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/9439 K.2013/18433
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/9439 K.2013/12591
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/9440 K.2013/10627

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.