KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/9615 E., 2013/13093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının kullanmakta olduğu aracın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda, davacıya ait araçta hasar oluştuğunu ve hasarın tespit ettirildiğini ileri sürerek, 8.923,00 TL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 8.600,00 TL. nın tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu maddi tazminat istemine ilişkindir.
a)Dosyadaki belgelere göre; davacı araç hasarını talep etmektedir. Davalının temyiz dilekçesine eklediği belgelerden, davacının aracının serviste tamir olduğu, tamir
2013/9615
2013/13093
masrafının davacının kasko sigortası olduğu öne sürülen Anadolu Sigorta tarafından ödendiği ve davalı tarafın ZMSS olan ... Sigortaya rucu ettiği, hasar miktarının davalılar (ZMSS) tarafından karşılandığı ileri sürülmektedir. Şu durumda; Ödeme yapılmış ise borcu söndüren nedenlerden oluşu nedeni ile davalı tarafından ileri sürülen belgeler incelenip gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra sonuca göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
b)Davacılardan ... sürücü sıfatı ile araç hasarını talep etmektedir. Her ne kadar zilyet sıfatı ile aracı hasarsız olarak teslim etmek zorunda olduğu için araç hasarını talep etme hakkı bulunsa da aynı anda araç maliki de dava açtığı için zilyet olarak hukuki menfati yoktur. Bu durumda sürücü açısından husumetten red kararı vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/9615, K. 2013/13093, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama