KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/10676 E., 2016/8925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 8.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının davaya konu kaza nedeni ile genel beden gücünden kayıp oluşmadığının tespit edildiği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacıda oluşan maluliyetin tespiti açısından mahkemece verilen ara karar üzerine davacının .... sevki ile maluliyet raporu aldırılmasına karar verilmiş, davacının ... müracaatı
...
üzerine adli tıp hekimince 01.02.2013 tarihli ön rapor ile davacının tam teşekküllü hastaneye sevk edilerek psikiyatri, nöroloji, ortopedi ve plastik cerrahi polikliniklerinde muayene edilerek düzenlenecek raporun gönderilmesinin uygun olduğu belirtilmiş, davacının hastaneye müracaatı ile nöroloji ve ortopedi muayenesi yapılmış, düzenlenen raporlara göre de ... davacıda, gerçekleşen kaza sebebi ile beden gücü kaybı oluşmadığı yönünde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekilince anılan rapora, ön raporda belirtilen psikiyatri ve plastik cerrahi muayenelerinin yapılmadan maluliyet yönünden rapor düzenlenmesinin uygun olmadığı belirtilerek itiraz edilmiştir.
Mahkemece davacının itirazlarını karşılar nitelikte ve adli tıp kurumunun 01.02.2013 tarihli ön raporunda belirtilen yerlerden davacının muayenesinin tamamlanmadan alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/10676, K. 2016/8925, 13 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama