KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/12501 E., 2014/10390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın davacıya kasko sigortalı araca çarparak hasara neden olduğunu, araçta meydana gelen 3.352,45 TL.'nin sigortalıya ödendiğini, davalının %50 kusuruna isabet eden 1.676 TL. tazminatın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın kaza tarihinden önce ... Belediyesi’ne satıldığını, davalının işleten sıfatı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının kaza tarihinden önce aracı sattığından işleten olmadığı gerekçesi ile davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından kusur oranı ve zarar miktarının belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporuna itiraz edilmediğine göre 6100 Sayılı HMK.nun Geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890,00.- TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı ve davalının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/12501, K. 2014/10390, 1 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama