KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/12742 E., 2016/2871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2016
- Mahkemesi
- ........Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'un alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 3.4.2007 tarihinde davalı ...'a sattığını, taşınmazın halen borçlu tarafından kullanılan işyeri olduğunu belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu ..., davayı kabul ettiğini, dava konusu taşınmazı davalı ......'ye 50.000 TL'lik borcuna karşılık devrettiğini, borcu ödemesine rağmen taşınmazın iade edilmediğini, davacıdan da borç aldığını ve ödeyemediğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Davalı ... vekili, takip konusu alacağın muvazaalı olduğunu, zamanaşımına uğrayan alacağa borçlunun itiraz etmediğini, aynı taşınmazla ilgili daha önce borçlu tarafından açılan tapu iptali tescil davasının reddedildiğini, borçlu aleyhine tahliye ve ecri misil davası açıldığından bu davanın muvazaalı olarak açıldığını, borçlu ile arasında ceza davası da bulunduğunu, dava konusu taşınmazın alacağına mahsuben aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre takip konusu senetlerin kambiyo senedi mahiyetinde olmasına ve 95.000 TL gibi yüksel bir bedel içermesine rağmen davacı tarafından zamanaşımı geçecek şekilde bekletilmesi, vade tarihinden yaklaşık 4,5 yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğramış senetlerin takibe konulması, borçlunun ilamsız takibe zamanaşımı nedeniyle itiraz etmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, senetlerin tanzim tarihinin tasarruf
tarihinden önceki tarihli olarak doldurulması sebebinin dava önkoşulu gerçekleştirmeye yönelik olduğu, icra takibinin borçlu tarafından açılan ve reddedilen tapu iptali tescil davasının kesinleşmesinden sonra başlatılması, davalı borçlunun ceza dosyasındaki 16.2.2011 tarihli beyanı da göz önüne alındığında davacının alacağının gerçek bir alacak olmadığı, davacı ile borçlunun dava konusu taşınmazı geri alabilmek için muvazaalı hareket ettiği bu nedenle dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/12742, K. 2016/2871, 8 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama