İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/19252 K.2014/17389

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2014/19252Karar2014/17389Tarih1 Aralık 2014Okuma4 dk · 890 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2014/19252 E., 2014/17389 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2014
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

890 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı olan aracın müvekkiline kasko sigortalı araca çarparak hasarladığını, 10.286,43 TL tazminatın sigortalıya ödendiğini, ödenen tazminatın rücuen tahsili için yürütülen takibe davalı ... şirketinin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; kazaya karışan her iki aracın işleteninin aynı olması sebebiyle zarar gören 3. kişi olarak kabulünün mümkün olmadığını, kaza termik santral şantiyesinde meydana geldiğinden karayolu olarak tanımlanamayacağını, kazanın sigorta teminatı kapsamında olmadığını, tazminat isteminin fahiş olduğunu, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini, avans faizi isteminin yerinde olmadığını, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; bilirkişi raporu benimsenerek davanın kabulü ile, 10.286,43 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; somut olayda işleten - malik aynı olsa da gerek zarar gören gerekse zarar veren araçların farklı olmasının yanı sıra, zarar gören aracın kasko sigortacısının ...., zarar veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının ...

Sigorta AŞ. olmasına; her iki sigorta şirketinin farklı tüzel kişiliklere, kuruluş ana sözleşmelerine, bütçe ve ana sermayelere sahip olmaları karşısında 6098 sayılı TBK.'nun 135. maddesindeki alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide ve aynı mal varlığında birleşmesinin gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğine göre, davalı ... AŞ. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, 6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesinden kaynaklanan kasko rücu davasıdır. Davacı tarafça asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece de talep kabul edilmiştir. Dava konusu tazminat miktarı likit (belirli, muayyen) olmayıp hükmedilecek tazminat miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... AŞ.'ye geri verilmesine, 1.12.2014 gününde başkan ...'nun ve üye ...'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluğun yerel mahkeme kararının yazılı gerekçelerle onanması (düzelterek onama) görüşüne açıklayacağımız hukuki gerekçelerden dolayı katılmıyoruz.

Davacı, kasko sigorta şirketidir. Meydana gelen kazada kendisine sigortalı aracın yine aynı işletene ait başka bir aracın çarpması sonucunda sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, sigortalısına ödeme yaptığını, sigortalının "talep ve dava haklarının halefi" olduğunu ileri sürerek zarar veren konumunda olan aracın ZMMS sigortacısına karşı eldeki rücu davasını açmıştır.

Mahkemece halefiyete dayalı rücu şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava, TTK. 1472. maddesi (eski 1301. md) uyarınca açılan yasal halefiyete dayalı rücu davasıdır. Yasal halefiyete dayalı rücu davalarında halef olan davacı ile selefin sorumluluğunu yasa gereği üstlenen şirketin farklı olmasından daha çok esasen selefin dava hakkının bulunup bulunmadığı üzerinde tartışmak gerekecektir. Zira bu durum usul hukuku sorunu olmayıp, maddi hukuka göre tayin edilen ve dava konusu hakkın özüne ilişkin sorundur.

YHGK 05.04.2000 tarih 11-745/734 sayılı kararında açıkça vurgulandığı gibi TTK 1301 maddesine göre halefiyete dayalı rücu davası açabilmek için sigortalıya sigorta bedelini ödemek yeterli olmayıp, ayrıca sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü kişilere dava hakkının mevcut olması gerekir.

Yine bu görüş doğrultusunda Dairemize ait bir karar Yüksek Hukuk Genel Kurulunda görülmüş ( HGK 15.04.2011 tarih 2011/17-13-191 sayılı) o karardaki somut olayda aynı işletene ait iki aracın çarpışması sonucunda işletenin hem zarar gören hem zarar veren konumunda olması nedeni ve davalı ZMMS karşısında üçüncü kişi sayılamayacağı, trafik sigortasının araç işleteninin üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan sorumluluğunu sigorta güvencesi altına aldığı,

2918 sayılı yasa 92 madde Genel Şartlar A.3.(f) bendine göre işletenin mallarına gelen zararların teminat dışında tutulduğu ayrıca alacaklısı ve borçlusu aynı olan bir borç ilişkisinin düşünülmeyeceği, bu birleşmenin aynı mal varlığına ilişkin olduğu açıklanmış, sonucunda işletenin her iki araç bakımından da 3.kişi durumunda olmadığı, BK 116 maddesi (TBK 135 md.) uyarınca kendi üzerinde borçluluk ve alacaklılık sıfatının birleştiği (borcun sona erdiği) gözönüne alınarak direnme kararı bozulmuştur.

TTK 1472 (eski 1301) maddesi uyarınca halefiyete dayalı davalarında sigortalı hangi haklara sahipse sigortacıda halefiyete dayalı olarak aynı haklara sahiptir.

Somut olayda aynı işletene ait iki araç kazaya karışmış ve hasar görmüştür. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre işleten hem zarar gören hemde zarar veren konumundadır.

Bu zararının KTK ve Genel Şartlar hükümlerine göre ZMMS karşısında üçüncü kişi olmadığından teminat dışı kabul edileceğinden isteyemiyeceği diğer yandan borçluluk ve alacaklılık sıfatı işleten üzerinde birleştiği ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre borcun sona ermiş sayılması gerekeceğinden dava hakkının olmayacağının kabulü gerekir. Olmayan bir dava hakkının sadece ödeme nedeniyle halefiyete dayalı olarak kullanılmak istenmesi yasalara ve uygulamaya aykırıdır. Yine 11. HD'nin 03.06.2002 tarih 1918/5615 sayılı kararında vurgulandığı gibi " Kasko şirketinin sigortalısına her ödeme karşısında mutlaka bir zarar sorumlusu bulunacak diye bir ilkenin bulunmadığı bunun aksini kabul etmek sigorta kurumu amacı dışında bir olgu olacaktır.

Yukarıda açıkladığımız nedenler ile yerel mahkeme karının bozulması görüşündeyiz.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/19252, K. 2014/17389, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -k A R A R-
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/19252
Karar No
2014/17389
Tarih
1 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/19252 K.2014/19992
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/19252 K.2014/26103
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/19253 K.2014/34052
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/19253 K.2014/17151
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/19253 K.2014/21469
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/19253 K.2014/20295

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.