KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/20238 E., 2016/11216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkik.... geldi. Diğer davalılar ..., ... ve ... ile davacı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı ... vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu davalı ... hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazın önce akrabası ...'e, onun tarafından borçlunun ortağı ..., onun tarafından da diğer davalı ...'a devredildiğinden bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, olayda zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, asıl takibin muvazaalı olduğunu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılar ..., duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına ve keşif sırasında dinlenen borçlu anlatımına göre, taşınmazı kendisinin kullandığı, önceden davalı ...'e devrettiği, taşınmazı piyasaya olan borçlarını ödeyebilmek için kredi alabilmek için ...'e devrettiğini devir karşılığı bedel almadığını ...'in de taşınmazı ....'a ve İlkan'a devrinde
para alınmadığını, taşınmazın halen borçlu tarafından kullanıldığının tesbit edildiği, ivazlar arasında fahiş fark olduğu, kısa aralıklarla devirlerin yapıldığından bahisle davanın kabulüre karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır.
Somut olayda, davacı alacaklı tarafından sunulmuş bir aciz belgesi olmadığı gibi dava dayanağı takip dosyasından İİK'nun 105.maddesinde belirtildiği şekillde yapılmış bir haciz de bulunmaktadır.
Bu durumda, davanın aciz hali ispatlanmamış davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerkirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/20238, K. 2016/11216, 6 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama