KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/20863 E., 2017/2127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ... idaresinin haciz ihbarnamesi ile dava dışı borçlu ......Ltd.Şti borcundan dolayı davacı şirketteki alacaklarını haciz konulduğunu bildirdiğini, ancak bildirime süresinde itiraz edilemediğinden davacı şirketin borçlarının olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vergi idaresi vekili, yasal süresinde itiraz edilmediğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporundan, davacının dava dışı şirkete borcu olmadığı anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,6183 sayılı yasanın 79.maddesinden kaynaklanan menfi tesbit davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili davalı idare tarafından kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği gibi davadan önce borcu olmadığına ilişkin belgeler sunarak herhangi bir başvurusu olmadan doğrudan dava açtığından, davanın açılmasına kendisinin sebebiyet vermesinden dolayı yargılama giderinden sorumlu olması gerekirken aksi düşüncelerle davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
-KARŞI OY-
Dava tarihi itibariyle uygulanması gereken HMK'nun 326/1.maddesi gereğince kanunda yazılan haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerekir. HMK 312/2.maddesine göre davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması iki şartın birden gerçekleşmesine bağlıdır. Bu maddeye göre davalı hem davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş olmalı hemde yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmiş olmalıdır. Bu dosyada her ne kadar davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiş ise de yargılamanın ilk duruşmasında davayı kabul etmemek suretiyle ihtilafı sürdürdüğünden HMK 312/2.maddesinde gösterilen hal gerçekleşmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/20863, K. 2017/2127, 28 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama