İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/22483 K.2016/10510

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas2014/22483Karar2016/10510Tarih15 Kasım 2016Okuma4 dk · 728 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2014/22483 E., 2016/10510 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Kasım 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

728 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu ...’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 1.3.2012 tarihinde annesi davalı ...’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun TBK’nun 19 ve İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, aciz belgesi sunulmadığını, takip konusu alacağın ipotekle teminat altına alındığını, takip konusu alacaklara ilişkin itirazın iptali davaları derdest olduğundan kesinleşmediğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki davacının 250.000 USD ipoteğin davacıya ödendiğini 2.3.2011 tarihinde ipoteğin davacı tarafından kaldırıldığını, devrin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, protokol gereğince borç ödemesinin devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; İİK’nun 278 maddesi gereğince satışın anneye yapılması ve aşırı nispetsizlik bulunması nedeniyle muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Eldeki davanın dinlenebilmesi için borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması gereklidir. Somut olayda dava konusu 2012/2275 sayılı takip dosyasına yapılan itiraz üzerine Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesine açılan 2012/179 Esas sayılı, 2012/2180 sayılı takip dosyasına yapılan itiraz üzerine açılan Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/172 Esas- 2013/104 Karar sayılı itirazının iptaline ilişkin

davalarının derdest olduğu anlaşıldığından anılan dosyaların sonuçlanıp kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

Diğer yandan dava konusu taşınmaz üzerinde davacı bankanın 24.11.2005 tarihli 250.000 USD ipoteği bulunmakta iken ipotek borcunun 2.3.2011 tarihinde ödenmesi üzerine davacı bankanın dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırdığı anlaşıldığından eldeki davayı açmakta hukuki menfaati bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü isabetli görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 15.11.2016 gününde Üye ... ve ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. .

-KARŞI OY-

Dava, İİK 277 maddesine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, davacı,

a-Dava dışı ... A.Ş'ne kullandırılan 23 adet kredi ile,

b-Yine dava dışı ... A.Ş ile ... A.Ş'nin ... Bankası'ndan kullandığı kredi borcunun davacı tarafından temlik alınması nedeniyle alacaklı olduğunu, davalılardan ...'ın her iki kalem borcun da müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu ve ... aleyhine 404.212,30 TL ile 33.592.277,27 TL tutarında iki ayrı icra dosyasında kefaleti nedeniyle takip başlatıldığını, davalının mal kaçırmak amacıyla dava konusu gayrimenkul annesi olan diğer davalıya devrettiğini iddia ederek tasarrufun iptalini talep etmiştir.

Dava konusu 2505 ada 17 parselde kain 26 nolu B.B üzerinde davacı Banka yararına 24.11.2005 tarihinde 250.000 USD tutarında ipotek tesis edilmiş iken ipotek bedelinin ödenmesi nedeniyle 02.03.2011 tarihinde ipotek fek edilmiştir. İpotek belgesine göre, bu ipotek, dava dışı ... A.Ş'nin .... Bankası A.Ş'den alacağı krediler ile doğmuş doğacak borçlarının teminatı için konulmuştur.

Davalı ... hem dava konusu gayrimenkulunu ... A.Ş'nin kullanacağı krediler nedeniyle ipotek vermiş, hemde bununla yetinmeyerek ... A.Ş'nin borcuna ve ayrıca hem, ... A.Ş'nin hemde ... A.Ş'nin ... Bankası'ndan kullandığı kredilere müteselsil kefil olmuştur. Davacı Banka, borçluların ... Bankası'ndan kullandığı kredileri de temlik almıştır.

Davalı ..., kredilerin teminatı olarak ipotek verdiğinden ipotek borçlusu olduğu gibi aynı zamanda bu kredilerin müteselsil kefilidir. Bu nedenle, davalı borçlu ipotek bedelini ödediğinde davacı alacaklı ipoteği fek etmek zorunda olduğundan ve ipoteği fek etmesine rağmen davalının kefaletine gidebileceğinden bu kez kefalet nedeniyle muvazaalı olarak gayrimenkulun devri halinde bu tasarrufun iptalini talep edebilecektir. Kaldı ki ipotek, .... Bankası'ndan kullanılan krediler nedeniyle verilmiş olup, davacının temlik aldığı ... Bankası'ndan kullandırılan krediler nedeniyle verilmemiştir. Ancak davalı ..., her iki bankadan kullandırılan kredilerinde müteselsil kefilidir.

Bu durumda, “ipotek borcunun ödenmesi üzerine davacı Banka'nın dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırdığı anlaşıldığından eldeki davada hukuki yararı bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddi gerektiği yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum. Zira, yukarıda da belirtildiği gibi ipotek tutarının ödenmesi üzerine banka ipoteği fek etmediği taktirde gayrimenkul sahibi açacağı bir eda davasıyla da ipoteğin fekkini sağlayabilecektir. İpotek bedelinin ödenmiş olması davacı Bankanın bakiye alacağı nedeniyle gerek asıl borçlu şirketlere, gerekse müteselsil kefillere gitmesine ve onların mal varlığından alacağını almasına engel değildir.

Bu nedenle, her iki Banka'nın kullandırdığı kredilerin 5411 sayılı Kanun'un geçici 13maddesinde gösterildiği üzere 26.12.2003 tarihinden önce kullandırılıp kullandırılmadığı, aciz belgesi gerekip gerekmediği, davacı Banka'nın dava dilekçesinde gösterilen alacaklarının kesinleşip kesinleşmediği ve İİK 277 vd maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerekleşmediği yönünde inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ve mahkeme kararının bu yönlerden bozulması kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun davanın reddi gerektiğine dair kararına katılmıyorum.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/22483, K. 2016/10510, 15 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -k A R A R-
  4. -karşı Oy-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/22483
Karar No
2016/10510
Tarih
15 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/22522 K.2016/10192
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/22582 K.2016/15456
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/22700 K.2016/15208
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/22971 K.2016/15409
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/23054 K.2016/15410
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/23136 K.2016/10484

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.