KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/23925 E., 2017/3452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkili şirketin işlettiği akaryakıt istasyonuna, 28/09/2011 tarihinde dağıtıcı firma .... çalışanlarınca... plakalı tanker ile getirilen akaryakıt ürünleri içinde yer alan motorinin bir kısmının kurşunsuz benzin tankına boşaltıldığını, 9.980 kg motorin ile karışan kurşunsuz benzin karışımının dağıtıcı şirkete iade etmek zorunda kalındığını ve ... iline nakliye bedelinin 1.475,00 TL olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanmış akaryakıt istasyonu sigorta poliçesinde “yanlış akaryakıt verilmesi ve akaryakıt tankına hatalı akaryakıt konulması” hususunun teminata dahil olduğunu,
bu nedenle müvekkili şirketçe davalıya hasar ihbarı yapıldığını, ancak bu talebin davalı tarafından reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin zararının sigorta poliçesi hükümlerince şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının 28/09/2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
Davacı vekili 30/09/2013 tarihli dilekçesi ile talebinin limit dahilinde 25.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, davacının 28/09/2011 tarihinde benzin ve motorin ürünlerinin boşaltılması sırasında 4 nolu benzin tankına yanlışlıkla motorin boşaltıldığı ve bu nedenle zarar meydana geldiği iddiasıyla müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarının müvekkili şirketçe eksper görevlendirilerek yapılan incelemelerde, 4 numaralı depoda toplam 13.138,62 Litre benzin ve 10.210,89 Kg mal bulunduğunu, dolayısıyla depodaki benzinin yoğunluğunun 10.210,89 kg/13.138,62 litre= 0,7456 kesafe (yoğunluk) olduğunun tespit edildiğini, yoğunluk yasal alt sınırının 720, üst sınırının ise 775 olduğunu, depoda bulunan yoğunluk 0,7456 olduğuna göre,
yasal yoğunluk sınırları içinde bulunan bu ürünün ayıplı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, sigortalı tarafından bu ürünün kullanılmasında sakınca bulunmadığını, sigortalının dava konusu olayda herhangi bir zararı olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/23925, K. 2017/3452, 30 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama