KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/24074 E., 2017/402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'nın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02.02.2011 tarih ve 2009/197 E- 2011 K. sayılı kararıyla boşanmalarına karar verildiğini, müvekkili lehine manevi tazminata ve nafakaya hükmedildiğini, boşanma davası devam ederken diğer davalı ...'nın davalı ... hakkında takip başlattığını, davalı ile müvekkilinin müştereken malik oldukları taşınmaz üzerine haciz şerhi konulduğunu, alacağın tahsilinin engellenmesi amacıyla muvazaalı takip yapıldığını belirterek bu muvazaalı takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, takibe konu bononun keşide tarihi ile vade tarihi arasında 9 günlük kısa bir vade süresinin bulunması, davalı ...'nın takibe konu bononun keşide edildiği yıl sonunda sayısal loto çekilişinde kazandığı ikramiyeyi almış olmasına rağmen bono bedelini ödememesi, takibe konu bononun vadesi dolduktan yaklaşık 2 yıl sonra, görülen boşanma davası duruşmasında davacı lehine aylık 1000,00 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, bu tarihten 1 (bir) gün sonra kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçilmiş olması,
iptali istenilen takip dosyası ile maddi-manevi tazminat ve nafakanın tahsiline yönelik icra dosyalarına herhangi bir ödeme yapılmamış olması ve 777.114,85 TL ikramiyenin ödenmesine rağmen üzerinde herhangi bir mal varlığı bulunmaması nedeni ile davacıyı alacağından yoksun bırakmak amacıyla... 1. İcra Dairesinin 2009/5115 esas sayılı dosyasında yürütülen takibin muvazaalı olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/24074, K. 2017/402, 23 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama