KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/25172 E., 2017/7209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, harca esas değeri 40.000 TL göstererek, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan dava dışı şahsın yaralandığını, yaralanan şahsa 11.8.2011 tarihinde %46 oranında maluliyet raporu verildiğini, aynı şahıs hakkında 11.10.2011 tarihinde %27 oranında maluliyet raporu verildiğini, yaralanan şahsa kusur oranına göre müvekkili kurumca 40.000 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların haksız itirazının iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın 27.3.2004 tarihinde olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gelişen durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle davacı ... tarafından dava dışı şahsa ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, zamanaşımından davanın reddi usulden değil esastan olduğundan usulden red kararı doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle, HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/25172, K. 2017/7209, 5 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama