KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/2950 E., 2014/4315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı .... Turizm Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu servis otobüsünün davacının eşi ... idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucu davacının desteğinin vefat ettiğini birleştirilen dosyada ise desteğin oğlu ... için dava açtıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı eş için 2.000 TL. maddi,60.000 TL. manevi, ...için 2.000 TL. maddi, 50.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen ikinci dosyada ise davalı ... şirketinin kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı eş ve çocuk için ayrı ayrı 5.000 TL. maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini eş için 90.819,84 TL. çocuk için 20.091,80 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... şirketi davanın reddini savunmuş, diğer davalılar vekilleri kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulü ile maddi tazminat talebi yönünden, eş için 90.819,84 TL., çocuk için 20.091,80 TL. maddi tazminatın davalılardan tahsiline, eş için 15.000 TL., çocuk için 10.000 TL. manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Tur. Ltd. şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekili ve davalı ... Tur. Ltd. şti vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ...., davacılar desteğinin yolcu olarak bulunduğu araca çarparak ölümüne neden olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1.maddesinde "sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı" hükme bağlanmıştır.
Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise tazminatın tümü yönünden dava tarihinde doğmaktadır.
Dosyada mevcut belgelere göre dava tarihinden önce sigorta şirketine başvuru yapılmış ve sigorta şirketi temerrüde düşmüş ise de davacı vekili temyiz dilekçesi ile dava dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonra faiz uygulanmasını talep ettiğinden sigorta şirketi yönünden bu tarihten itibaren faiz uygulanması gerekmiştir.
Diğer davalılar ... vekili ve davalı ... Tur. Ltd. şti hakkındaki dava, KTK.’nun 3. ve 85. maddeleri ile BK.’nun 41. maddesi uyarınca, zarara neden olan aracın malik-işleten ve sürücüsü sıfatıyla açılmıştır. Trafik kazaları nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihtar ve ihbar edilmesine gerek yoktur.
İşleten ve sürücü için tüm tazminat miktarı için faizden sorumluluklarının başlangıcının olay tarihi olarak kabulü gerekirken, ıslah ile arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK.nun Geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzetilmesi uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/2950, K. 2014/4315, 25 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama