İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/3425 K.2015/9064

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas2014/3425Karar2015/9064Tarih23 Haziran 2015Okuma5 dk · 1.061 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2014/3425 E., 2015/9064 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.061 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalı borçlu ...'in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı iki taşınmazı 24.3.2009 tarihinde üvey kayınpederi davalı ...'a, onun da borçludan aldığı taşınmazlardan birini 11.6.2009 tarihinde davalı ...'na sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı borçlu ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı ...'ın hacizleri bulunduğunu, taşınmazları 24.3.2009 tarihinde sattıklarını,davalı ...'nin dava konusu taşınmazlardan birini davalı ...'a diğer taşınmazı da 12.6.2009 tarihinde dava dışı ....'a sattığını, dava dışı Rüstem'in davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili savunma yapmamıştır.

Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazı gazetedeki ilan üzerine iyiniyetle ve 360.000 TL bedelle aldıklarını,ödemeyi banka aracılığıyla yaptıklarını, aciz belgesi sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma toplanan delillere göre davalı borçlunun çalışanları olan davacıların tazminat ve alacaklarını ödememek için adına kayıtlı taşınmazları önce davalı ...'a sattığı, onun tarafından da davalı ...'na satıldığı, taşınmazların gerçek değerleri ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerleri arasında misli fark bulunduğu, davalı ...'ın borçlunun beraber yaşadığı Şerife'nin üvey babası, davalı ...'n da borçluya et veren tüccar olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.

Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.

Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.

İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.

Somut olayda Mahkemece taşınmazların gerçek değerleri ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerleri arasında misli fark bulunduğu, davalı ...'ın borçlunun beraber yaşadığı Şerife'nin üvey babası, davalı ...'nun da borçluya et veren tüccar olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.

Davalı 3.kişi ...'ın yargılama sırasında 28.2.2013 tarihinde öldüğü anlaşıldığından İİK'nun 282 maddesi gereğince ...'ın mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bildirecekleri deliller toplandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

Diğer yandan dava konusu .... Mahallesi 6076 ada 20 parsel nolu taşınmaz 24.3.2009 tarihinde borçlu ... tarafından davalı ...'a, onun tarafından da eldeki davadan önce 12.6.2009 tarihinde dava dışı ...'a satılmıştır. Davalı 4.kişi ..., davada davalı olarak gösterilmediği gibi yargılama sırasında davaya dahilde edilmemiştir. Diğer bir ifade ile taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiştir. Bu nedenle anılan taşınmaz yönünden kurulan hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu parsele ilişkin olarak öncelikle İİK'nun 282 maddesi gereğince ...'ın mirasçılarına dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, bildirecekleri delillerin toplanması, davacı vekiline İİK'nun 282 ve 283/2 maddesi gereğince seçimlik hakkı hatırlatılarak davalı 4.kişi

....'ı davaya dahil ettiği takdirde ....'a dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği ile bildireceği delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi, 4.kişi .... davaya dahil edilmediği takdirde davanın ... mirasçıları yönünden davanın bedele dönüşmesi nedeniyle İİK'nun 283/2 madde gereğince değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

Kabule göre de ...2158 ada 5 parsel 2 nolu taşınmaz yönünden bedel farkının varlığı kabul edilmiş ise de anılan taşınmazla ilgili dava konusu satıştan yedi ay önce yaptırılan şişli 1. icra müdürlüğünün 2007/22957 sayılı takip dosyasındaki 7.8.2008 tarihli kıymet takdiri raporunda değer olarak 290.000 TL (... 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/774 Esas 2008/1073 Karar sayılı 19.9.2008 tarihli ilamı), 26.5.2014 tarihli kıymet takdiri raporunda 1.100.000 TL, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise 950.000 TL olarak değer belirlenmiş olup davalıların itirazına rağmen raporlar arası çelişkiler giderilmeden karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.

Ayrıca anılan taşınmazla ilgili davalı 4.kişi ... yönünden iptal kararı verilebilmesi için onun kötüniyetli olduğunun yani borçlunun durumunu ve amacını bilen veya bilebilecek kişilerden olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerekir. Bedel farkının varlığı 4.kişi yönünden iptal nedeni olarak kabul edilemez. Mahkemece davalı 4.kişi ...'nun borçluya et veren tüccar olması nedeniyle kötüniyetli olduğu kabul edilmiş ise de bu konuda ifade veren tanık ...

15.10.2012 tarihli ifadesinde davalı ...'nu şahsen tanımadığını, borçlu Halis'in et aldığı tüccar olduğunu duyduğunu beyan etmiştir. Tanığın tanımadığı bir kişi ile ilgili duyuma dayalı beyanının hükme esas alınması da isabetli görülmemiştir.

Davacı tarafından borçlu ile davalı ... arasında ticari ilişkinin varlığı iddia edildiği takdirde bu konuda tarafların ticari defterleri üzerinde uzman bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davalı ... yönünden kurulan hüküm de isabetli görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ile ... vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ile ...'na geri verilmesine 23/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/3425, K. 2015/9064, 23 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3425
Karar No
2015/9064
Tarih
23 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/3432 K.2015/31818
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/3433 K.2015/13106
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/3439 K.2015/8823
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/3440 K.2015/8797
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/3445 K.2015/8798
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/3450 K.2015/20115

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.