İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/4248 K.2014/3495

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2014/4248Karar2014/3495Tarih13 Mart 2014Okuma6 dk · 1.163 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2014/4248 E., 2014/3495 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2014
Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
30/04/2013
Numarası
2010/194-2013/206
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.163 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, müvekkili hakkında hastanede düzenlenen geçici raporda alkollü olduğu belirtilmişsede daha sonra adli tabiplikçe verilen kesin raporda müvekkilinin alkolsüz bulunduğunu, davalının ihbara rağmen hasar bedelini ödemediğini, belirterek 52.000 TL sigorta bedelinin kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini, davacının alkol nedeniyle olay tarihinde ehliyetinin geçici süreli olarak geri alındığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu, tespit raporunu kabul etmediğini belirterek davanın reddi savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından sigorta şirketi hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi gereğince “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.”

2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasal olduğu ifade edilmiştir.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı” başlıklı 97/1. maddesinde; alkollü içki almış olması sebebiyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasal olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan “b-2” bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.

Öte yandan kasko sigortası Genel Şartlarının B.5.5.maddesinde, taşıtın KTK uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.

Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra,

yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabülü de mümkün değildir.

O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından,mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oymadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğini saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminat, dışında kalacağından davanın reddine, aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.

Somut olayda; davaya konu kaza 13.2.2010 tarihinde saat 05.00'te meydana gelmiş; kazada yaralanan davacı sürücü ile yanındaki arkadaşı İbrahim Çolak trafik ekipleri olay yerine gelmeden önce hastaneye kaldırılmışlardır. Kaza tutanağında davacı aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ön kısmı ile kaldırım bordür taşına çarptığı belirtilmiştir.

Davacı ile yanında bulunan İbrahim Çolak aynı gün karakolda verdikleri ifadelerinde,havanın hafif yağışlı yolların ıslak olduğunu, aracın önüne aniden köpek çıkınca ona çarpmamak için direksiyonu hafif sağa kırınca aracın kayarak yolun sağındaki bariyerlere çarptığını kazanın bu şekilde oluştuğunu söylemişlerdir.

Davacı hakkında Antalya Atatürk Devlet Hastanesince saat 05.30'da düzenlenen geçici raporda, davacının aşırı alkollü olduğu belirtildikten sonra hastanın kanının alınıp Adli Tabipliğe iletilmesinin gerektiği bildirilmiştir. Aynı gün saat 13.45'te Antalya Devlet Hastanesi Adli Tabipliğince verilen kesin raporda davacının alkolsüz olduğu tespit edilmiştir.

Tutanak tanıkları duruşmada verdikleri ifadelerinde davacı aracının içinde içki şişeleri olduğunu, bunu fotoğrafladıklarını kiminin kullanılmış, kimi içki şişelerinin dolu olduğunu, geçici raporda şahsın aşırı alkollü olduğu belirtildiğinden idari ceza tutanakları düzenlediklerini beyan etmişler, ilgili fotoğraflar dosyaya alınmıştır.

Davacı vekili, müvekkilinden saat 05.30'da alınan kan örneğinin tahlilinin Adli Tabiplikçe incelendiğini, 13.45'te sonucunun alındığını, alkol olmadığını ileri sürmüş, davalı vekili kanın saat 13.45'te alındığını, kaza saatinden çok sonra yapılan kan tahlilinde davacının alkolsüz olduğunun belirlendiğini davacının münhasıran alkolün etkisi altında kaza yaptığını, olay anında aşırı alkollü olduğunu, hasarın teminat dışında kaldığını savunmuştur.

Mahkemece kusur ve alkolün etkisi yönünden bilirkişilerden ayrı ayrı rapor alınmış, bilirkişiler olayı birlikte değerlendirmemişlerdir. 7.5.2012 tarihli Makine mühendisince düzenlenen raporda; özetle davacı sürücünün %90 oranında kusurlu olduğu, önüne aniden çıkan köpeğin kazanın meydana gelmesinde %10 oranında etkisinin bulunduğu, aynı kazanın alkolsüz sürücüler tarafından da yapılabileceği belirtilmiştir.

18.12.2012 tarihli nöroloji uzmanı raporunda 05.30'da alınan kan örneği sonucu Adli Tabiplikçe rapor düzenlenmişse, sürücünün alkolsüz olduğuna dair sonucun güvenilir alacağı, ancak davacıdan saat 13.45'te kan alınmış ve bunun sonucunda alkolsüz olduğu belirtilmişse davacının olay anında 120 promil alkollü olacağının kabul edilmesi, bu alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini bozacağı bildirilmiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre davacının alkollü araç kullandığı kazanın alkollü araç kullanması sebebiyle meydana geldiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bu hakimlik mesleğinin gerektiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi gerekli konulardan değildir. Yukarıda açıklanan ilkelere göre, sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışında kalmasını gerektirmez.

Öncelikle davacının olay anında alkollü olup olmadığının ve oluşan hasarın salt alkolün etkisi altında oluşup oluşmadığının saptanması gerekir. Bu konuda mahkemece alınan raporlar da hüküm kurmaya yeterli değildir. Eksik incelemeyle hüküm kurulamaz.

Bu durumda mahkemece, öncelikle geçici raporun düzenlendiği saat 05.30'da davacıdan kan örneği alınıp alınmadığı,kesin raporun geçici rapora göre 05.30'da alınan kan örneğinin tahlili sonucu düzenlenip düzenlenmediği, kesin raporda çalışılan kanın saat 05.30'da mı, 13.45'te mi alındığı hususlarının ilgili hastanelerden, gerektiğinde raporları düzenleyen doktorların da bilgisine başvurularak tespit edilmesi,

buna göre davacının olay anında alkollü olup olmadığının saptanması,daha sonra İTÜ v.b. gibi kurumlardan seçilecek aralarında nöroloji uzmanı ve kusur, hasar konularında uzman bilirkişilerin bulunduğu (önceki bilirkişiler dışında) bilirkişi kurulundan, olayın oluş şekli, yol, hava, gün, aydınlatma durumu, davacı ve arkadaşının hazırlık ifadeleri, tutanak tanıklarının beyanı ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilerek, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurlarında etkili olup olmadığının tespiti hususlarında önceki bilirkişi

raporlarının da değerlendirildiği olayın münhasıran alkolün etkisi altında olmadığının belirlenmesi halinde davacı aracındaki gerçek zarar miktarının da tespit edildiği ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.3.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/4248, K. 2014/3495, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/4248
Karar No
2014/3495
Tarih
13 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/4248 K.2014/6548
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/4249 K.2014/7168
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/4249 K.2014/8894
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/4249 K.2014/2055
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/4249 K.2014/6195
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/4249 K.2014/4424

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.