KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/4813 E., 2015/9182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının sürücüsü olduğu aracın neden olduğu çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, uzunca süre mutad iştigalini yerine getiremediğini, sakat kalma korkusu yaşadığını, yaralanma nedeniyle acı ve ızdırap çektiğini belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...; davacının virajı hızlı bir şekilde dönerek aracının sağ tarafına çarptığını, kusurunun bulunmadığını, davacının kask, eldiven ve dizlik takmadığını, davacının olay günü şikayetçi olmaması üzerine kendisininde şikayetçi olmadığını, ... Devlet Hastanesi raporunda davacının basit tıbbı müdahale ile iyileşeceği ve kemik kırığı olmadığının tespit edildiğini, davacının olay tarihinde öğrenci olduğunu ve yaz tatilinden sonra kazandığı üniversiteye devam ettiğini, iddia edildiği gibi rahatsızlığı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 1.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle manevi tazminat istemine yöneliktir.
6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.820,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda davanın kısmen kabulüyle davacı lehine 1.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, manevi tazminat yönünden verilen karar miktar itibariyle davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kesinlik sınırı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/4813, K. 2015/9182, 25 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama