KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/4911 E., 2015/9428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2015
- Mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/11/2013
- Numarası
- 2011/636-2013/793
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili davalı G.. H.. vekili ile davalı B.. Ş.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın müvekkillerinin desteği yaya A. F. K.'ya çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, çarpan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığından davalı G.. H..nın da sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 25.000,00 TL maddi tazminatın, tüm davalılardan ve davacılar için ayrı ayrı 7.000,00'er TL toplam 63.000,00 TL manevi tazminatın, davalı G.. H.. dışındaki davalılardan 17.08.2006 kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre 20.208,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı İ.. K..'ya ödenmesine, davacılar için ayrı ayrı 7.000,00'er TL toplam 63.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı B.. Ş..'ten tahsiline, davalı R. C. U.'a yönelik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı G.. H.. vekili ile davalı B.. Ş.. mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 Sayıl KTK'nun 3. maddesinde, “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilerse bu kimse işleten sayılır.”denilmiştir.
KTK 'nun 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Bu durumda mahkemece işleten olduğu kabul edilen R.. U..'ın manevi tazminattan da diğer davalı araç sürücüsü ile birlikte sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davalı R.. U.. yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı B.. Ş.. mirasçıları vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
2-Yargılama sırasında davalı B.. Ş..'ün vefat etmiş olmasına rağmen mahkemece, davalı B.. Ş.. mirsçıları davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilmiş ve karar verlmiş olması davalı Beyhan mirasçılarının savunma haklarını kısıtlar nitelikte olduğundan doğru değildir.O halde mahkemece, davalı Beyhan mirasçıları davayı dahil edilip adlarına dava dilekçesi tebliğ edilip davaya karşı savunma ve delilleri toplanmalıdır.
3-Bozma sebebine göre, davalı B.. Ş.. mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Davalı G.. H.. vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
4-Yargılama sırasında davacı İbrahim'in kazadan sonra başka bir kadınla evlendiği iddia edilmiş, ancak mahkemece bu konuda bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Mahkemece davacı İbrahim'in tam aile nüfus kayıt tablosu celp edilerek, şayet davacının desteğin ölümünden sonra ikinci kez evlendiği anlaşılır ise gerektiğinde hesap bilirkişisinden davacı İbrahim'in gelişen bu yeni duruma göre talep edebileceği destek tazminatının hesaplanması için ek rapor alınmalı ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
5-Mahkemece davalı G.. H.. yönünden hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile kaza tariihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/4911, K. 2015/9428, 2 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama