KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/5054 E., 2014/6324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2014
- Mahkemesi
- İstanbul(Kapatılan) 25. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/09/2011
- Numarası
- 2009/702-2011/638
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Z.. A.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını açıklayıp, 2.345,38 TL hasar bedeli ile 400 TL değer kaybının tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (sigorta temerrüt tarihinden işleyecek faizden sorumlu olarak), araç rente car olarak kullanıldığı için 3 günlük tamir süresi için 595,65 TL kazanç kaybının da sadece Şevket ve Zila'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili ile davalı Zila vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 2.320,48 tl hasar bedelinin tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak) tahsiline, 300 TL değer kaybı ile 352,28 TL kazanç kaybının davalı Şevket ve Zila'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Zila vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, olay tarihi itibariyle davalı Zila'nın aracın kayden maliki bulunmasına, trafik kaydının işletenliğe karine teşkil etmesine, karine aksinin ispat külfeti kendisine düşen Zila tarafından yasal ve inandırıcı delillerle ispat edilememiş bulunmasına, davalı Zila'nın araç işleteni olarak kabul edilmesi gerekmesine göre, davalı Zila vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.1. maddesi uyarınca, Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır.
Dairemizce de benimsenen HGK'nun 4.11.2009 tarih ve 2009/16-428 esas 2009/483 karar sayılı ilamı gereği; değer kaybı zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmadığı hükmü sadece davalı (işleten) Zila vekili temyiz etmiş, davacı tarafında temyiz edilmemiştir. Müteselsil sorumluluk hükümlerinin geçerli olduğu iş bu davada davalı Zila vekilinin davalılar arasındaki rücu ilişkisinde aleyhine sonuç doğuracak nitelikte olan hükmü temyiz etmekte hukuki yararı mevcuttur. Bu sebeple iş bu dava yönünden icrai nitelikte olmasa da davalılar aracındaki iç ilişki yönünden dava konusu değer kaybı zararından davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğunun tespiti gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/5054, K. 2014/6324, 22 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama