KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/6208 E., 2016/576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar .... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; müvekkillerinin desteği ...'in yolcu olarak bulunduğu davalılardan İbrahim'e ait olan ve davalı ...'nin kullandığı motorlubisiklet ile diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucu 30.11.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında desteğin hayatını kaybettiğini belirterek, davacı eş ve çocuklar için ayrı ayrı 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri,davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davanın kabulü ile, davacıların her biri için ayrı ayrı 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar .... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar .... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle desteğin bulunduğu aracın ve karşı aracın sürücü ve işletenlerinden manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi (6098 s. BK. md. 52) hükmüne göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir.
Somut olayda davalılar vekili, vefat edenin motosiklette kask takmadan ve yolcu olarak seyahat ettiğini belirterek, kusurunun bulunduğunu savunmuştur. Ayrıca desteğin bindiği motosiklet sürücüsü ...'in kaza tespit tutanağına göre sürücü belgesinin bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece, davalılar vekilinin savunması üzerinde durularak, kask kullanmaması ve sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle BK.’nın 44. maddesi (6098 sayılı TBK md. 52) uyarınca, manevi tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun karar yerinde değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/6208, K. 2016/576, 19 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama