KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/10015 E., 2015/10970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/01/2015
- Numarası
- 2013/354-2015/39
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkil sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortalı .....plakalı aracın 06/12/2009 tarihinde 8/8 oranında kusurlu olarak 41 L 7636 plaka sayılı araca çarparak araçta hasar meydana getirdiğini, hasar tazminatını zarar gören hak sahiplerine ödediklerini, trafik sigortası genel şartları 4-E maddesine aykırılık teşkil eden ehliyetsiz araç kullanma teminat kapsamı dışında olduğundan hasar tazminatının ödenmesinden müvekkil şirket zorunlu mali mesuliyet sigortalısı bulunan .... plakalı araç malikinin sorumlu olduğunu, yapılan uyarılara rağmen davalı tarafın tazminatı ödemediğini, 4.026,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 4.026,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi 12/02/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 28.02.2013 gün ve 2011/11421-2013/2467 sayılı ilamı ile, “Somut olayda, davalı şirkete çıkarılan dava dilekçesi '' bizzat tebliğ '' şerhi ile tebliğ edilmiş ancak kime tebliğ edildiği, şirket yetkili mümessiline tebliğ edilip edilmediği bildirilmemiştir. Aynı şekilde gerekçeli karar da daimi çalışan kişiye tebliğ edilmiş bu kişinin evrak teslim almaya yetkisi olup olmadığı belirtilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece davalı tarafa usule uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği ile savunma ve delillerinin toplanması ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde taraf teşkili sağlanmadan, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması davalı tarafın savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 4.026,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi 12/02/2010 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/10015, K. 2015/10970, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama