KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11046 E., 2016/1073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2016
- Mahkemesi
- ..........Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı araca müvekkilinin 7.4.2011 tarihinde satın aldığı aracın çarpması nedeniyle müvekkili aleyhinde davalı tarafından 3.140,96 TL'nın tahsili için icra takibi yapıldığını, müvekkilinin itiraz süresini geçirmesi sebebiyle takibin kesinleştiğini, takibe konu kazanın 30.11.2010 tarihinde meydana geldiğini, müvekkilinin aracı kaza tarihinden çok sonra satın aldığını, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki, görev itirazında bulunarak davalının zamanında itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğü'ne ait 2012/7778 sayılı dosyada davalıya borçlu olmadığının tespitine takip tarihi itibariyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sebebiyle açılan menfi tespit işlemine ilişkindir. Davalı sigortacının, davacı hakkında kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı hususu dosya kapsamına göre sabit olmadığından, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmemesi gerekirken, yazılı olduğu
biçimde hüküm kurulması doğru değil, bozma sebebi ise de; bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3.maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11046, K. 2016/1073, 28 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama