KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11225 E., 2017/11387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazı 13.06.2012 tarihinde davalı ... devrettiğini, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin taşınmazı raiç değerden aldığını ve ödemeleri banka aracılığı ile yaptığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, tasarrufun iptali davalarında 3.kişinin aciz belgesine bağlanan alacağı gerçekte mevcut olması gerektiği, 6098 sayılı TBK. nın 237. (818 sayılı B.K. nın 213,), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 607.(743 sayılı Medeni Kanun 634. maddesi) ve Tapu Kanunun 26.maddesine göre tapulu taşınmazların haricen satışları geçersiz olduğu, böyle bir alım satım yapan tarafların ancak verdiklerini birbirlerinden geri isteyebilecekleri, olayda davacı geçersiz sözleşmeye dayalı olarak verdiği parayı geri isteyebileceği, geçersiz bir sözleşmeyi ileri sürerek taşınmazı geçerli biçimde tapuda devralan davalı ... hakkında haciz ve satış talebine hukuki değer ve geçerlilik tanınması mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin alacağın gerçekliğinin tartışılması sırasında takip konusu alacağın dayanağı sözleşmesinin geçersizliği noktasında uyuşmazlığı çözüme ulaştırması hatalı olmakla birlikte, somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi arasında dava konusu taşınmazın satışından sonra uyuşmazlık çıktığı, daha sonra dava dayanağı takibe geçildiği ve borçlu tarafından borç kabul edilerek kesinleştirildiği, takibin borçlu ile üçüncü kişi arasındaki satışın iptali amacıyla yapıldığı dolayısıyla gerçek bir alacak borç ilişkisine dayanmadığının sabit olması nedeni ile mahkeme gerekçesinin belirtilen şekliyle düzeltilerek,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11225, K. 2017/11387, 7 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama